Her gördüğün şeyhi mürşit edinme
Her gördüğün şeyhi mürşit edinme
Zahirin bir olmayınca
Teslim olup takın mürşit edinme
Bir kamil kemalli er olmayınca
“Dört kapı, kırk makam, oniki erkan
Onyedi tariki eylesin beyan
Talibin gönlünde koymasın güman
Bildirsin can içre cananı nedir.
Noksani aç gözün mürşidi tanı
Batının görünce teslim et can
Bir kapıya bend-ol, öğren irfan
Güresin küfr-içre imanı nedir?
Türap olup düştüm toza
Türap olup düştüm toza
İncinme gönül incinme
Tahammül eyle her söze
İncinme gönül incinme
Koy sana kötü desinler
Her ayıbına gülsünler
Her gün gıybetin kılsınlar
İncinme gönül incinme
Muhammed Miraçtan indi
Alim nur ile boyandı
Bühtan Fatma Ana’ya indi
İncinme gönül incinme
Pir Sultan’ım geçer aylar
Geçinir yoksullar baylar
Herkes sıfatın söyler
İncinme gönül incinme
Geçer gecelere çizilmiş dağlardan
Geçer gecelere çizilmiş dağlardan
Yiğit yanık türküsüyle
Halkın düşü çağırır onu
Yansır güzel kayalarda
Beyaz atının gölgesiyle
Ne güzel yiğittir o, ne güzel çağrı
Bir yanık buğday tarlasıdır bağrı
Acı çekmiş Anadolu’dan
Geçer beyaz atının kaba yeli
Kabartıp topraktaki baharı
Yaralıdır yüreği
Dağ aşa, yol aşa, bel aşa
Yurdum! Senin derdin ne yüce
Gün ışır tepelerde yeniden
görününce
Gazi Mustafa Kemal Paşa!
Ceyhun Atıf Kamu
Bugün bize Mihman geldi
Bugün bize Mihman geldi
Hanemizi şen eyledi
Bizim güler yüzlerimiz
Onlar seyran eylediler
Bizi seven mihmanlara
Bizden selam o canlara
Güler yüzlü mihmanlara
Bizi seyran eylediler
Sevdiğimiz canlar geldi
Cani canana gizledi
Canların güler yüzleri
Bizi seyran eylediler
Kul Hasan Hüseyin sizle
Canların muhabbetiyle
Mihmanlara dolu gönlüyle
Bizi seyran eylediler
Gelin ey canlar batin dilinden
Gelin ey canlar batin dilinden
Hu çekelim Hacı Bektaş aşkına
Aşk ile şevk ile can-ü gönülden
Dost Balım diyelim Pirdaş aşkına
Şahı aşka yeten erer murada
Mihneti zevk etmiş gönül sefada
Son Sak-i ezel Kerb-ü belada
Şah Hüseyin’e olan kardeş askına
Erkanı pire gel ula diyelim
Kudret lokmasını şahtan yiyelim
Bir ağızdan canlar Hakk Hakk diyelim
Haybere yetişen kardeş aşk
Cemali Hakkadır niyazlarımız
Avaza başlasun dilbazlarımız
Ta aşra dayansın avazlarımız
Hu diyelim Bektaş aşkına.
Geldi bahar öttü bülbül
Geldi bahar öttü bülbül
Ferahladı deli gönül
Açıldı tazece bir gül
Ferahladı deli gönül
Öter bülbül mahım diye
İmam Alı gahım diye
Dilim söyler Ali diye
Ferahladı deli gönül
Mümin olan ikrar verir
Can ile cananı bilir
Er olan nefsini bilir
Ferahladı deli gönül
Cafer Baba dile geldi
Cümlemizin yüzü güldü
Sakiden bir dolu geldi
Ferahladı deli gönül.
Şem’si zattan zerre idim eriştim
Şem’si zattan zerre idim eriştim
Çarı anasıra girdim karıştım
Hamdülillah didarına kavuştum
Divanına geldim aman erenler
Şah-ı Merdan tut elimden yarlığa
Ayaktan düşmüşüm ilet paklığa
Medet mürüvvet kabul eyle kulluğa
İmanına geldim aman erenler
Noksanım var mende arayıp buldum
Edep erkan usul sendedir bildim
Eşiğine yüz sürmeye geldim
Erkanına geldim aman erenler
Si vü dü hurufla bu vücut esma
Gönlümün tahtına canan müsemma
Vehbi Dedem söyler gerçi muamma
İrfanına geldim aman erenler
Yirminci yüzyılın insanlarıyız
Yirminci yüzyılın insanlarıyız
Dünya sulh içinde bayram olmalı
Atom tahriplerin kaldırmalıyız
Laiklik dünyaya sultan olmalı
Demokrasi insan öldür demiyor
Açılan gülleri soldur demiyor
Hür bağımsızlığı kaldır demiyor
Herkes hür bağımsız bir can olmalı
Dünya sulh içinde yaz olmalıyız
El ele çalışıp hız almalıyız
İnsan haklarını hak bilmeliyiz
İnsan insanlığa hayran olmalı
Aşık Kul Hasan’ım sinemi yaktım
Halkın derdi ile eridim aktım
Dört kitap okudum Kurana baktım
Sağlar hastalara derman olmalı
Gezer iken şu dünya alemi
Gezer iken şu dünya alemi
Ziyarete geldik Topçu Babamı
Nazargah eylemişsin cümle alemi
Ziyarete geldik Topçu Babamı
Boran boran olmuş dumanlı başın
Bilmem geçermi ola bu kara kışın
Bahara erişişte o güzel yazın
Ziyarete geldik Topçu Babamı
Bahar yaz olup ta menekşen açar
güzel mergüzlerın bir gün kokar
Her gün dervişlerin yollarına bakar
Ziyarete geldik Topçu Babamı
Kamberoğlu Derviş söyler sözün
Her bir olup Hakka bağlayalım üzün
Topçu Babanın toprağına sürelim yüzün
Ziyarete geldik Topçu Babamı
Muhammed Ali’nin kıldığı dava
Muhammed Ali’nin kıldığı dava
Yok meydanı değil var meydanıdır
Muhammed Kırklara niyaz eyledi
Ar meydanı değil er meydanıdır
Abdal Musa
Dinle güzel dostum biz bu kemali
Dinle güzel dostum biz bu kemali
Mızrapta perdede türküde bulduk
Esas erenlerin gittiği yolu
Sazlarda tellerde türküde bulduk
Köpoğluyla gezdik dağlar başında
Kerem gibi yandık aşk ateşinde
Daha gençtik onüç ondört yaşında
Sevgide güzelde türküde bulduk
Türkü ile anam ninniler çaldı
Türkü ile Ferhat dağları deldi
Türkü ile Pir Sultan kemale erdi
Erenler Cemi’nde türküde buldu
Türkü ile gönderdim o dosta selam
Türkü ile göründü gözüme sılam
Türkü ile büyüdük velhasıl kelam
Kalemde kağıtta türküde bulduk
Türkü ile yoğruldu mayalarımız
Türkü ile büyüttü analarımız
Türkü ile var oldu üstatlarmiz
Dillerde gönülde türküde bulduk
Türküler söyledik mutlu günlerde
Ağıtlı türküler cenazelerde
Sefai bir türkü oldu dillerde
Canlı muammayı türküde bulduk
Harran sende az mı çileler çektin
Harran sende az mı çileler çektin
Ektiğimiz tohumları hep çürüttün
Susuzluğundan bölük bölük çatladın
Fırat geldi kıymetini bil Harran
Ne içecek suyun vardı ne yolun
Böyle daha nasıl olurdu halin
Ankara’ya çok bildirdin ahvalin
Geçenleri unut artık sil Harran
Engin dedi Harran çok değişmişsin
Fakirlerin hakkını da vermişsin
Çok sevdiğin Fıratlı evlenmişsin
Mutlu olun mesut olun gül Harran
Abdal Musa Türbesinden gelirim
Abdal Musa Türbesinden gelirim
Budala Sultan’da ibret görürüm
Oturak Baba’dan niyaz alırım
Selam gönderdiler Hacı Bektaş’a
Kafi Baba Finike’de belledim
Niyaz eder Mestan Şaha gelirim
Selam gönderdiler Hacı Bektaş’a
Keramet Baba’dan ilham alırım
Uçarsu yeşil göl sırrı belirsiz
Sevindik Baba’yı seven çilesiz
Hem burada hem Mısır’da Kaygusuz
Selam gönderdiler Hacı Bektaş’a
Veli Baba Isparta’da belledim
Şucaattin Veliyi kalpte dinledim
Yunus ile Mevlana’ya uğradım
Selam gönderdiler Hacı Bektaş’a
Hasan Kara
Beylerimiz elvan gülün üstüne
Beylerimiz elvan gülün üstüne
Ağlar gelür şahım Abdal Musa’ya
Urum Abdalları postun eğnine
Bağlar gelir şahım Abdal Musa’ya
Urum Abdalları gelir dost deyü
Eğnimize aba hırka post deyü
Hastaları gelir derman isteyü
Sağlar gelür şahım Abdal Musa’ya
Hind’den bezirganlar gelir yayınur
Pişer lokrnaları açlar doyurur
Aşıklar gelir bunda soyunur
Erler gelür şahım Abdal Musa’ya
Her matem ayında kanlar saçarlar
Uyandırıp Hak çerağın yakarlar
Demine Hu deyü gülbang çekerler
Nurlar gelür şahım Abdal Musa’ya
Kıyamet gününde mahşer yerinde
Kıyamet gününde mahşer yerinde
Yeşil berat ile gelir Fatıma
Sağında Hatice solunda Havva
Yeşil berat ile gelir Fatıma
Nurdan beratını almış eline
Segirdiben gelir mahşer yerine
Müminler müjdeler birbirine
Yeşil berat ile gelir Fatıma
Yedikleri arpadan danesi
Habibullah imiş onun babası
Oldur Hasan Hüseyin’in anası
Yeşil berat ile gelir Fatıma
Derviş Yunus der kıyamet olacak
Kışı ettiğini onda bulacak
Zaif ümmetinin şefi olacak
Yeşil berat ile gelir Fatıma
Enelhak deyüben dikildim dara
Enelhak deyüben dikildim dara
Edeb erkan bize doğru yol oldu
Sorgucular geldi sual sormaya
Hakk Muhammed Ali yardımcı oldu
Pir Sultan Abdal
Sıfat ile zat olmuşum
Sıfat ile zat olmuşum
Kadr ile berat olmuşum
Hak ile vuslat olmuşum
Mihman nedir şimdi bildim
Muhyiddin eder Hakk kaadir
Görünür her yerde hazır
Ayan nedir pinhan nedir
Nişan nedir şimdi bildim
Bazının mecliste dinlenmez sözü
Bazının mecliste dinlenmez sözü
Meydan-ı hünerde karadır yüze
Başına vursalar yüzbin topuzu
Eski adetinden feragat olmaz
Bazı adam vardır her söze uyar
Amanın gözü görmez kulağı duyar
Merkebe vursalar donanmış eyer
Çalsan üzengiyi at olmaz
Kimisi dangalak kimisi bengi
Merhametli olur yiğidin kendi
Binde bir bulunur kafanın dengi
Olur olmaz ile ünsiyet olmaz
Deruni’nin kalbi misal-ı derya
Var ise metaın alana söyle
Hasmın kadı ise yardımcın Mevla
Ondan gayrısına şikayet olmaz
Cahili camiye imam etseler
Cahili camiye imam etseler
Onun ardı sıra cemaat olmaz
Kibirli kimseye üç tuğ verseler
Onda bir merhamet inayet olmaz
Hünerin yok ise meydana çıkma
Kalb evi Kabe’dir bir ta yıkma
Yalancı kimsenin yüzüne bakma
Gösterse keramet şefaat olmaz
Koyma muhanneti kovduğun yeter
Kahraman olur da karşında biter
Söz asilzadeye ölümden de beter
Aslı bozuklarda namus ar olmaz
Çingenede bulunan kalburla elek
Ayı da bed çehre eşekte kulak
Bir asilzadeye düşerse dilek
Anlar kemal ehli muhannet olmaz
Gece gündüz hayaline dönerirn
Gece gündüz hayaline dönerirn
Bir gece rüyama gir Hacı Bektaş
Günahkarım günahımdan bezerim
Özüm dara çektim sor Hacı Bektaş
Derdimin dermarıı yaremin ucu
Dört güruh mevcuttur güruh-u naci
Belinde kemeri başında tacı
Yüzünden balkıyor nur Hacı Bektaş
Yandı bu garip kul nedir çaresi
Yine tazelendi yürek yaresi
Onulmaz dertlere derman olası
Bu senin bendindir sor Hacı Bektaş
Kul Himmet Üstadım eyler rıiyazi
Pir Sultan yolundan ayırma bizi
Yarın mahşer günü isterim sızı
Muhammed önünde car Hacı Bektaş